Esra Erkut'la Trabzon yıllarından müzik eğitimine; "oyuncunun can simidi" diye tabir ettiği suflözün ön hazırlık sürecinden oyuncuyla bütünleşmesine dair tiyatro paydasında hoş bir sohbet gerçekleştirdik. Sohbetimizde sorduğumuz sorular şunlardı:

  1. Şüphesiz ki tiyatro kolektif bir emeğin yansıması ve sahnenin fısıldayan oyuncusu suflöz de o bütünün bir parçası, peki siz yaptığınız işi nasıl tanımlarsınız?

  2. Sahne düzeninde dekora göre yerinizi aldığınızı biliyorum peki, oyun boyunca tek bir noktadan her bir oyuncuyu izlerken metni takip etmek, doğru anda doğru ses tonuyla o oyuncuya yetişebilmek ve bunu seyirciye belli etmemek, tüm bu meziyetler nasıl bir ön hazırlık gerektiriyor?

  3. Yaklaşık 20 yıldır pek çok replik çalıştınız, çalıştırdınız, hepsinin yeri ayrıdır elbet ama özellikle kalabalık kadrolu oyunlardan, mesela yakın geçmişin en başarılı işlerinden Cyrano de Bergerac’tan söz edecek olursak o yoğun ritme uyum sağlamayı nasıl başarıyorsunuz; Cyrano özelinde yine o şiirsel dil suflözün işini kolaylaştırmış mıdır acaba merak ediyorum?

  4. Sahne önünde ve sahne arkasında aktif rol alan iki tiyatro insanını düşündüğümüzde -tam bu noktada eşiniz değerli oyuncu Ahmet Erkut’a da sevgilerimizi iletelim- sizin sanatsal iletişiminiz birbirinize ayna tutma imkânı yaratıyor mu? (eleştiri ve/veya empati duygusu burada kastettiğim)

  5. Trabzon’da doğup büyüdünüz, Ankara’da yıllarca yaşadınız, şimdilerde İstanbul’dasınız; peki bu şehirler için tiyatronun anlamını nasıl ifade edersiniz?

Dördüncü Duvar | Spotify

Keyifli sohbeti için Esra Erkut'a teşekkür ederiz.

Bu yayını oluşturabilmemiz için fongogo aracılığıyla DDX:S2E5 Esra Erkut yayınına 1 dakikalık sponsor olan; Simin Şay, Fethullah Dalgıç ve Kutlu Acun'a teşekkür ediyoruz. ❤️
Başarılı bir şekilde abone oldun, Tiyatro.co
Tekrar hoş geldin! Başarılı bir şekilde giriş yaptın.
Mükemmel! Aboneliğin tamamlandı.
Link süren sona erdi.
Başarılı! Hesabın aktive edildi, abonelik süren boyunca tüm içeriklere erişebilirsin.