Lemi Bilgin’le İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Ankara Devlet Konservatuvarı’na uzanan yıllarından başlayarak; oyunculuk, eğitmenlik, yönetmenlik ve de Devlet Tiyatrosu Genel Müdürlüğü yaptığı idarecilik yıllarına uzanan keyifli bi’ söyleşi gerçekleştirdik.
1. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde başlayan üniversite yolculuğunuz Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde devam etmiş; peki neydi 3. sınıfta size hukuk okumayı bıraktırıp tiyatroya yönelten motivasyon diye sorsam o yıllara dair nasıl anlar/anılar hatırlıyorsunuz?
2. Tiyatro bölümündeki yüksek lisans mezuniyetinizin ardından oyunculuğun yanında eğitmenlik süreciniz de başlıyor ve Ankara’da tiyatro eğitimi veren kurumların neredeyse tamamında yıllar içinde pek çok sanatçı yetiştiriyorsunuz dönemin koşullarını da düşünerek o zamanki okullardaki tiyatro anlayışından ve ekol farklılığından konuşalım isterim; bu farklılıkların beraberinde ortak payda da olsa gerek elbette değil mi?
3. Devlet Tiyatrosu Genel Müdürü olarak yıllarca emek verdiniz peki sizin döneminizdeki repertuvarları hatırlarsak kıstaslarınız nelerdi, neleri önceliklerdiniz seçkiyi oluştururken?
4. Açıldığından bu yana pek çok tiyatro sever için o kıymetli arşive erişim imkânı kılan Refik Ahmet Sevengil Tiyatro Kütüphanesi de sizin için ayrı bir önem taşıyor sanırım biraz o oluşum sürecini konuşalım isterim.
5. Her ne kadar sizin sahne üzerinde olduğunuz yılları izlemeye yetişemesem de bu kütüphane arşivi sayesinde bazı oyunlarınızın kayıtlarını izleyebildim. Peki siz hem sahne önünde hem sahne arkasında tiyayro adına yıllarca üretmiş biri olarak tiyatroda bi’ nihai hedef söyleyebilir misiniz?
6. Geçtiğimiz sezon İzmir BBŞT bünyesinde sahnelene Cadı Kazanı oyununun rejisini yaptınız; yıllar sonra seyirciyle yeniden buluşmak neler hissettirdi?
7. Bizim yayın adımız da olan dördüncü duvar kavramına sizin bakış açınız nedir?
Kendisine bu hoş sohbet için çok teşekkür ederiz.


